|
“Aziz Bey Hâdisesi” Ömer Lekesiz Yeni öykü kitaplarını okurken, izlemekten kurtulamadığım bir genelleme: Bir öykücünün ilk öykü kitabı, amatör ruhla profesyonel tutum arasındaki ilginç çelişkilerini, ikinci öykü kitabı, “ilk kitabımdaki başarım tesadüfî değildir” yargısının temellendirilmesini, üçüncü öykü kitabı ise olgun, kendinden emin bir anlatma tutumunu dışlaştırır. devamı...
“Aziz Bey Hâdisesi” II Ömer Lekesiz Kadın Hikâyeleri Yüzünden adlı ikinci öykü, hani biraz da kısa olsa ilginç kurgusu ve finaliyle O’Henry’yi kıskandıracak kadar güzel bir öykü.
Ayfer Tunç’un Gerçekçi Olduğu Kadar Şiirsel Bir Yaklaşımı Var... Füsun Akatlı Öykünün yüzünü ağarttı İlk basımı 1996 yılında yapılmış olan “Mağara Arkadaşları”nı on yıl sonra yeniden raflarda görebilmek gerçekten sevindirici oldu. En eskilerden daha yenilere, pek çok yazarın kitaplarına ancak yeni baskı yaptığı sıralarda ulaşabiliyor okur. Filmler gibi, edebiyat eserleri de, sanki vizyona giriyor, bir süre vizyonda kaldıktan sonra kalkıyor ve “kaçırılıyor” adeta. devamı...
“HAVADA BULUT” TRT 1’deki dört bölümlük Havada Bulut dizisini izleyenlerin büyük çoğunluğu, filmin bitmesine üzülmüş ve “keşke tekrar etseler” diye düşünmüş olmalıdır. Yönetmen Tarık Alpagut ve senaryo yazarı Ayfer Tunç epeyce zor bir iş üstlendiklerini başından beri biliyorlardı herhalde: Sait Faik’in hikâyelerinin o zaten uçucu, dağınık, bulutsu yapısına (galiba Sait Faik bağımlılarının asıl sevdiği şey) olabildiğince sadık kalarak yine de bir belkemiği olan, bir bütünsellik veya yöneliş duygusu veren bir kurgu oluşturmak. İtiraf edeyim: Ben de birçokları gibi korkarak başladım izlemeye, ama ikinci bölümü de gördükte sonra, hedefe ulaşıldığını rahatça (rahatlamış olarak) söyleyebiliyordum artık. devamı...
Ayfer Tunç’un Mağara Arkadaşları’nda ironi ve acı Ayfer Tunç’un eskimiş, yıpranmış, can çekişmekte olan, ancak durumunu kabul etmek istemeyen bir evi ve sakinlerini ‘gerçek-yorum-dönüştürülmüş gerçek’ süreci içinde anlattığı Mağara Arkadaşları hikâyesi, ‘ironi’ ve ‘acı’nın iç içe olduğu bir anlatı. devamı...
Karanlığın Şarkıcısı: Ayfer Tunç Abdullah Harmancı Ayfer Tunç bugüne kadar dört öykü kitabı yayınladı.1 Bunların dışında roman, inceleme, yaşantı gibi türlerde başka kitaplar da yayınlamış olan Ayfer Tunç’un öykülerinde; yalnızlığın, mutsuzluğun, yaşlılığın, ölümün, varoluşun, hayatın anlamının, belki de hayatta bulunamayan anlamı; şiirli, coşkulu bir dille, yer yer uzun cümlelerle, “kısa öykü” tanımlamasını aşacak bir “zaman/uzam” tasarrufuyla anlatıldığı görülür. devamı...
Başkalarının hikâyelerinden hikâyelerimize sızanlar Behçet Çelik Ayfer Tunç’un Taş-Kâğıt-Makas kitabındaki “Suzan Defter” adlı hikâyenin kahramanlarından Ekmel Bey’in, defterine yazdığı şu cümleler, Tunç’un hikâye kahramanlarını anlamak için uygun bir başlangıç olabilir: devamı...
Tunç’un Öykülerinde Deneyimin Aktarılışı Öykü yaşantıyı görünür kılar Handan İnci Elçi Yıllar önce Aziz Bey Hadisesi üzerine yazdığım bir yazıda, Ayfer Tunç’un neden bütün öykülerini “ölüm”le bitirdiğini sormuştum. Sonunda bulabildiğim tek cevap şuydu: Tunç’un öykü kişileri öyle bir dünyada yaşıyorlardı ki, sürekli kırılan, acı çeken, içe kapanan bu hüzünlü insanlar için neredeyse başka yol kalmıyordu... devamı...
Ayfer Tunç’un “Saklı” Öyküsünün Çözümlemesi II Seval Selçuk Anlatıcı - Bakış Açısı
Trenler nereye gider? Ömer Türkeş Ayfer Tunç’un Kapak Kızı romanı, yeniden yayımlandı. Ancak 1992 tarihli ilk basımı ile yenisi arasında önemli farklar var. Genç yaşta yazılmış bir romanın aksaklıklar barındırdığı düşüncesiyle Kapak Kızı’na ciddi bir müdahalenin gerektiğine karar veren Ayfer Tunç, kitabını elden geçirmiş, öncelikle fazlalıklarını ortadan kaldırmış ama –anlatım biçimlerine yönelik düşüncelerinde de ciddi değişimler olmasına rağmen– romanın genel yapısına müdahale etmemiş, kurguyu ve anlatım tarzını korumuş. Böylelikle eskisini hatırlatan yeni bir roman çıkmış ortaya. devamı...
Ayfer Tunç’un Öykücülüğü Ve “Saklı” Öyküsünün Çözümlenmesi I Ayfer Tunç’un Öykücülüğü Ayfer Tunç, Türk öykücülüğünde, kendi kimliğini ispat etmiş, etkileyici üslûbu, başarılı kurgusuyla şehir insanlarının hüzünlü kırık yaşamlarını yansıtmıştır. devamı...
Düş ile Gerçeklik Arasında Gezilir mi? Çiğdem Yıldırım Biz aklı, yuvasında hiç oynamadan duranlar, gerçek gerçekliğini, hayal hayalliğini bilsin isteriz.
Öykünün Buruk Tadı Ayfer Tunç, bir tür kurgu ve biçim araştırmasına yöneldiği Evvelotel’de, okuru, hayatın acı lezzetiyle buluşturuyor. devamı...
Bizi Bir Araya Getiren Hikâye Sadık Yalsızuçanlar Ayfer Tunç’un Can Yayınları’ndan yeni çıkan Evvelotel’ini okurken, sanatın kozmik dilinin ancak bizi bir araya getirebileceği dolaştı sürekli zihnimde. Sanat dünya vatandaşıdır.
Saklı, Evvelotel’de saklı; Evvelotel de Saklı’da Çiğdem Yıldırım ‘Birbirinden farklı bağlamlarda, yabancılaşma ve yalnızlaşma temeline oturtulan öykü karakterlerinin çoğu yazma ya da yazdırma edimine sığınıyor’devamı...
Okuduğum Kitaplar Evvelotel Metin Celal Ayfer Tunç, Evvelotel’de (Can Yay.) alışık olmadığımız, özellikle son zamanlarda hikâyecilerde pek görmediğimiz bir şey yapıyor. Bir deney. 1989’da basılan ilk kitabı Saklı’daki hikâyeleri çıkış noktası yaparak, oradaki olaylardan, temalardan, karakterlerden yararlanarak yeni hikâyeler yazıyor. devamı...
Aşk Kırgınları, Yalnızlık ve Ölüm Ayfer Tunç’un öykülerinin anahtar kelimelerini; aşk, aile, yalnızlık, ölüm, fanilik, intihar, gerçek ve kurgu olarak sıralamak mümkündür. Bu tema ve kavramların açılımı onun öykülerini büyük ölçüde izah etmemizi sağlar. devamı...
“Evvelotel” içinde Füsun Akatlı Ayfer Tunç’u öykücülüğümüzün en önde gelen adlarıyla aynı gövdede buluşturan “Evvelotel”i seçici edebiyat okuruna müjdeliyorum. devamı...
Yazınsal metnin bitimsizliği ya da yeniden sürdürülmesi bağlamında Evvelotel’de Saklı olan Kemal Gündüzalp “Aslında yazınsal metin bitmiyor, her an yeniden kurcalanıp sürdürülebiliyor. Ayfer Tunç’un ‘Evvelotel’i de bunun iyi bir örneği. Yazınsal metnin karakter ya da izlek düzeyinde yeniden sürdürülmesinin olası, giderek mümkün olduğunu düşünen biri olarak ‘Saklı’daki öykülerden eylemle ‘Evvelotel’deki öyküleri yeniden üreten/kurgulayan Ayfer Tunç’un yazınsal boyutu varsıllaştırmasını anlamlı buluyorum.”devamı...
Sanki bir akımın temsilcileri Doğan Hızlan Üç iyi yazarın kitabı aynı günde yayımlandı.
Bitmez tükenmez bir dert, ömür diyorlar buna Kitap Zamanı, 6 Haziran 2007 Gazete veya dergilerde yayımlanan yazıların tuhaf ama bir o kadar da kaçınılmaz bir yazgısı vardır. Yazı ne kadar iyi olursa olsun, ne kadar yankı uyandırırsa uyandırsın, yazının yayımlandığı yer ne kadar geniş bir çevreye ulaşmış olursa olsun, yayımlanan yazı eni sonu günübirlik olmak, geçiciliğe teslim olmak zorunda kalır. devamı...
AYFER TUNÇ’UN ‘SUZAN DEFTER’ ÖYKÜSÜ İÇİN BİR OKUMA DENEYİMİ Hülya SOYŞEKERCİ Sanat, kendinden önceki formları ve biçemleri aşarak yeni dönüştürümlerle ilerleyen sonsuz bir süreçtir bence. Öykü sanatında da yazar, kendinden önceki birikime kendine ait yeni unsurlar kazandırdığı sürece edebiyat tarihi sayfalarında yer edinir. Gerçek edebiyatın kalıcı güzelliklerine, yeni formlar deneyerek, içerikte yeni bakış açıları geliştirerek ulaşılır. devamı...
|
|---|